Saç Dökülmesi Neden Olur? Nasıl Önlenir?

02/12/2021
  • Saç Dökülmesi Neden Olur? Nasıl Önlenir?

Hepimiz saçlarımızın en dolgun halinde ışıldamasını isteriz. Çünkü saçlarımız kişiliğimizi yansıtan ve dış görünüşümüzü tamamlayan en önemli unsurdur. Fakat bazen ya yanlış saç bakım tercihlerinden ya da genetik sebeplerden saç problemleriyle karşılaşabiliyoruz. Saç dökülmesi, kırılmış ya da kopmuş saç telleri veya nemini kaybetmiş saç derisi gibi problemlerle yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Bu durum da saçlarımızın ışıltısına gölge düşürebiliyor. Özellikle saç dökülmesi, uykularımızı dahi kaçırabiliyor. Biz de “Ne saçlarına ne de saç hedeflerine gölge düşsün” diyor ve sana saç dökülmesinden bahsetmek istiyoruz. Haydi gel hep beraber saç dökülmesini tüm yönleriyle inceleyip kendimize en uygun çözüm yolunu bulmaya çalışalım.

Saçlar neden dökülür?

Saçlarımız canlı organizmalardır. Tıpkı bizim gibi kendilerine ait bir yaşam döngüleri vardır. Bunun doğal bir sonucu olarak ömrünü tamamlayan saç telleri dökülür. Bu durum, sağlıklı ve yetişkin bir bireyde günde 25-150 kadar saç teline karşılık gelir. Fakat bu döngü dış ve iç etkenlerden dolayı zaman zaman hasar görebilir. Hormon dengesizliklerinden, beslenme düzensizliğinden, genetik özelliklerden veya sahip olduğumuz hastalıklardan dolayı saç dökülmesi görülebilir. Peki saç dökülmesi ne zaman olağan bir süreçtir, endişelenmemiz gereken saç dökülmesi miktarı nedir?

Saç dökülmesi normal bir süreç midir?

Saçımızın hayat döngüsü üçe ayrılır. Bunlar anajen, katajen ve telojen evrelerdir. Anajen evrede saçlarımızın oluşumu tetiklenir. Saçlarımız ‘folikül’ dediğimiz keselerde, ‘sebum’ yağ kesecikleri tarafından beslenirler. Hücre yenilemesiyle beraber folikül kesecikler yukarı çıkma eğiliminde olurlar. Yüzeye çıkan saçla her ay 1 cm kadar büyüme gösterirler. Katajen evre ise saçımız için bir geçiş dönemidir. Büyüme yavaş yavaş dururken folikül keseciklerimiz küçülmeye başlar. Telojen evreye geldiğindeyse büyüme tamamen durur ve saç dinlenmeye geçer. Ömrünü tamamlayan saçlarımız da dökülmeye başlar. Günde 25-150 tel arası saç dökülmesi gözlemlenebilir. Yani evet saç dökülmesi bir yanıyla son derece doğal bir süreçtir.

Daha detaylı bir şekilde incelediğimizde saçlarımızın doğal döngüsünün sonucu olarak bir yılda üç defa dökülme evresinden geçtiğini görürüz. Bu dökülmede periyodlar 2 aylık dilimlere uzanabilir. Fakat bu süreyi aştığı takdirde bir saç dökülmesi problemi ile karşı karşıya olduğumuzu anlarız.

Saç dökülmesini etkileyen faktörler

Saç dökülmesi her ne kadar doğal bir süreç olsa da bazen yaşadıklarımız, çevremiz ve rahatsızlıklarımız da bu problemi tetikleyebiliyor. Peki nedir bu faktörler? Haydi şimdi de bunlara değinelim.

Mevsim geçişlerinde saç dökülmesi

Saçlarının mevsim geçişlerinde daha çok döküldüğünü gözlemlemiş olabilirsin. Her ne kadar tartışılan bir durum olsa da yanılmıyorsun. Bunun vücut sıcaklığını korumayla ilgili olduğu düşünülüyor ki saçın temel işlevlerinden birisi de bu. Örneğin yaz aylarında sıcaklığı korumak daha az önem teşkil ettiği için dökülmelerin bu mevsimde artabileceği düşünülüyor.

Tiroide bağlı dökülme

Boynumuzun iki yanında bulunan tiroid bezleri, tiroid hormonu salgılar. Bu hormon, metabolizma hızında ve hücrelerin işleyişinde rol oynar. Tiroid hormonumuzda dengesizlikler meydana geldiğinde veya hormona bağlı bir rahatsızlığa sahip olduğumuzda saçlarımız da bu durumlardan etkilenir. Saçın büyümesine yardımcı olan vitamin ve mineraller tiroid aracılığıyla emilemediğinde dökülmeler, incelmeler veya kopmalar gözlemlenebilir. Bu durum iyileşme gösterdiğinde ise saç dökülmesi problemimizde azalma yaşanabilir.

İnsülin direnci

İnsülin direnci gibi bir rahatsızlığın varsa saç dökülmesi gözlemleyebilirsin. Özellikle erkeklerde insülin direncinin olması, genetiğin yanı sıra saç dökülme yaşını öne çekebilir. Zira insülin direnci, saça giden damar ağlarında daralmaya, saç büyüme hızının yavaşlamasına, dokusal tahribata ve testosteron hormonunun DHT’ye çevrilmesi sonucu saç ömrünün kısalmasına neden olabilir.

Stres

Özel hayatımızda veya iş hayatımızda yaşadığımız şeyler bizde farklı duygular ve tepkiler oluşturabilir. Bunlardan en aşina olduğumuz şey ise strestir. Stres, yeme düzenimizden uyku alışkanlıklarımıza, sosyal yaşantımızdan duygusal hayatımıza kadar birçok şeye etki edebilir. Tam olarak bu yüzden stresin tek başına saç dökülmesine neden olduğu düşünülmese de etkilediği fonksiyonlar sonucunda var olan saç dökülmesini hızlandırabildiği veya süreci uzatabildiği var sayılır.

Demir eksikliği

Anemi veya diğer bir adıyla demir eksikliği, saç dökülmesine neden olabilecek bir diğer rahatsızlıklardandır. Fakat buradaki önemli nokta, anemiye sahip olmaksızın sağlıklı bireylerde de demir eksikliğine bağlı olarak saç dökülmesinin gerçekleşebilmesidir. Bunun nedeni, ferritin düzeyinde yaşanan değişimdir. Ferritin, demirin depolanmasında rol oynayan bir proteindir. İdeal ferritin düzeyi kadın ve erkeklerde farklıdır. Ancak ferritin seviyesi kabul edilebilir düzeyde olsa dahi saç sağlığı için yeterli olmayabilir. Bu durumda saç dökülmesine veya farklı saç problemlerine neden olabilir.

Vitamin eksikliği

Saçımızın sağlıklı ve güçlü olması için ihtiyacı olan bazı vitamin ve mineraller vardır. Bunlara B12’yi, folik asidi, biotini, D vitaminini, demiri ve çinkoyu örnek olarak gösterebiliriz. Bu vitamin ve mineraller değer kaybı yaşadığında, saçımızı besleyip güçlendiremezler. Sonucunda da saç dökülmesi gözlemlenebilir.

Diş çürükleri

Dişler, bedenimize giren bakterilerin bir sonucu olarak çürüyebilirler. Vücudumuz bu bakterilerle savaşmak ve enfeksiyonu önlemek amacıyla bağışıklık sistemini devreye sokar. Bağışıklık sistemimiz bu süreçte hastalık taşımayan hücrelerimize de müdahalede bulunabilir. Saç köklerimiz bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Dolayısıyla bir çürük problemimiz olduğunda, saçlarımızda dökülme gözlemlenebilir.

Kadınlarda saç dökülmesi

Kadın tipi saç dökülmesi veya diğer bir deyişle kadınlarda saç dökülmesi çoğu zaman genetik nedenlere bağlıdır. Genetik geçmişinde bu probleme sahip olan bireyler var ise kontroller yapılmalı ve erken zamanda önlemler alınmalıdır. Fakat bunlarla beraber genetik bir faktör olmaksızın saymış olduğumuz vitamin eksikliği, hormonal değişiklikler gibi etkenler de saç dökülmesine neden olabilir. Ayrıca doğum sonrası ve menopozdayken dökülme olduğu da gözlemlenir. Ek olarak saça uygulanan ısıl ve kimyasal işlemler de dökülmeyi tetikleyebilir.

Kadınlarda görülen saç dökülmesi tipleri

Kadınlarda saç dökülmesini incelediğimizde karşımıza çıkan birkaç önemli neden vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kimyasal işlemlere bağlı dökülmeler
  • Geçici saç dökülmesi
  • Kronik saç dökülmesi

Kimyasal yıpranma sonucu yaşanan dökülmeler fön, maşa gibi ısıl işlemler veya boya gibi saçın dış yapısının zarar görmesine neden olan işlemler sonucunda gözlemlenir. Geçici saç dökülmesi veya diğer bir adıyla ‘telogen effluvium’, bedende şok etkisi yaratan bir olay sonucunda meydana gelir. Yaşanan travma veya dökülmeye neden olan olay ortadan kalktığında saç dökülmesi de sonlanacaktır. Kronik telogen effluvium, yani kronik dökülme ise genelde aneminin neden olduğu bir tiptir. Ferritin değeriyle beraber vitamin ve minerallerin de eksikliği dökülmeye neden olabilir.

Genetik saç kaybı nedir?

Kadınlarda genetik saç kaybında saçın ön çizgisi korunsa da hemen arkasında belirgin dökülme izleri görülür. Dökülme bu noktadan arkaya doğru genişler. Saç oluşumu gözlemlense de çıkan saçlar oldukça zayıf ve küçüktür. Bir süre sonra saç kaybı kalıcı hale gelebilir. Aile geçmişinde kadın tipi genetik saç dökülmesi gözlemlenen bireyler buna özel testler yaptırıp doğru tanıyla buluşabilirler.

Hamilelik sonrası saç dökülmesi

Hamilelik sürecinde hormonal dengeler değişir. Yüksek miktarda östrojen salgılanır. Bu durum aslında hamilelik boyunca saçların gür, sağlıklı ve ışıl ışıl olmasına neden olur. Hamilelik boyunca dökülmeler minimum seviyede gözlenir. Fakat doğum sonrasında östrojen hormonu normal seviyesine inmeye başlarken saç dökülmesi gözlemlenir. Hamilelik süresince dökülmeyen saçlar bu dönemde dökülmeye başlar. 2-6 ay süren bu normalleşme döneminde dökülme gözlemlenmesi son derece normaldir. Hatta emzirmeye bağlı olarak süre 9-12 ay aralığına kadar çıkabilir. Geçici saç dökülmesinin yaşandığı bu dönemde 1 yıl sonunda saçların eski haline dönmüyorsa kan testi gibi kontrollerden geçmen yararına olacaktır.

Menopozda saç dökülmesi

Menopozda saç dökülmesi de oldukça doğaldır. Menopoz öncesi erken dönemde veya menopoza girdikten 1-2 yıl sonrasında gözlemlenebilir. Temel nedeni ise östrojen ve progesteron hormonunun eski düzeyinde salgılanmamasıdır. Vücutta testosteron hormonu baskın hale gelir ve bu durum da dökülmelere neden olabilir. Dikkat edilmesi gereken yine vücut kan değerlerimiz ve testosteronun DHT’ye çevirmesini engellemektir.

Erkeklerde saç dökülmesi

Kadın ve erkek saç dökülmesini birbirinden ayırmamızın temel nedeni enzimlerdir. Erkeklerde saç dökülmesinin daha yaygın görülmesinin sebebi de aslında bu enzimlerdir. Erkeklerde 5-alfa redüktaz adı verilen bir enzim vardır. Bu enzim yazımızda daha önce de bahsetmiş olduğumuz testosteron hormonunu DHT’ye dönüştürmede rol oynar. DHT saç üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir ve erkek tipi saç dökülmesinde genetiğin yanında etkisi büyüktür.

Çocuklarda saç dökülmesi

Kulağa her ne kadar garip geliyor olsa da çocuklarda saç dökülmesi gözlemlenebilir. Buna neden olan durumlardan bazıları; düzensiz beslenme, demir eksikliği, kalıtsal yatkınlık ve geçirilen hastalıkların yarattığı şoka dayalı geçici saç dökülmesi olarak sıralanabilir. Ancak bunların yanı sıra çocuklarda saç dökülmesi, tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi birtakım rahatsızlıkların da habercisi olabilir. Tiroit, aşırı kilo ve endokrin düzensizliği de saç dökülmesini tetikleyebilir. Bu nedenle çocuklarda saç dökülmesi gözlemlendiğinde mutlaka gerekli kontroller yapılmalıdır.

Saç dökülmesi nasıl önlenir?

Saç dökülmesini tedavi edebilmek için öncelikle doğru teşhisin yapılması gerekir. Saç dökülmesinin temel nedeni ve problemin var olma süresi belirlenmeli, yapılacak olan diğer tetkiklerle ek bir neden olup olmadığı araştırılmalı. Bu verilerden elde edilen bilgiye göre de dökülme tipi belirlenmeli.

Dökülme tipi belirlendikten sonra uygun bir tedavi süreci planlanmalı. Bu tedavilere örnek olarak şunları gösterebiliriz; ilaç tedavisi, saç mezoterapisi, PRP tedavisi ve saç ekimi.

Vitamin ve faydalı yağların önemi

Saç problemlerinin birçoğunun temelinde vitamin ve mineral eksikliği yatar. Vücudumuzun ihtiyaçlarını yeterli seviyede karşılayamadığımızda o da hücrelerin üretiminde verimli olarak çalışamaz. Bu nedenle düzenli beslenmenin yanında vücudumuzun ihtiyaçlarını öğrenmeli ve ihtiyacı olan takviyeleri dışarıdan almalıyız. Zira bedenimiz için son derece hayati olan vitaminlerin üretimi vücudumuzda gerçekleştirilemez. 

Saçlarımız için de faydalı olan ve değerlerine mutlaka dikkat etmemiz gereken vitamin ve mineraller vardır. Bunlar; B3, B7, B9 ve B12 vitamini, biotin, D vitamini, Omega 3 ve Omega 9, çinko ve demirdir. Bunlarla beraber bitkisel yağların da saç sağlığına faydası yabana atılamayacak kadar fazladır. Çörek otu yağı, Hint yağı, fındık yağı ve lavanta yağı saç dökülmesine son derece iyi gelen yağlardandır.

Doğru saç bakımıyla problemlerin önüne geçmek mümkün!

Saç problemlerinin önüne geçmek ve saç hedeflerine emin adımlarla mı ilerlemek istiyorsun? O zaman doğru saç bakımının önemini anlamalısın. Saçlarımız her şeyden önce canlı varlıklardır. Nasıl herkesin farklı ihtiyaçları varsa saçlarımızın da farklı ihtiyaçları vardır. Yani bir kişinin problemini çözen ürün sende işe yaramayabilir ve daha kötüsü probleminin artmasına neden olabilir. Bu yüzden doğru saç bakımı için dikkat etmen gereken birkaç önemli noktayı senin için sıraladık:

  1. Saçlarını tanımalısın. Yapısını ve ihtiyaçlarını iyi bir şekilde analiz etmelisin.
  2. İhtiyacın doğrultusunda kullanacağın ürünün ‘temiz’ içerikli olduğundan emin olmalısın.
  3. Saç temizliğinin püf noktalarını öğrenmelisin.
  4. Kendine özel bir saç bakım rutini oluşturmalısın.

Şimdi durup kendi kendine “Bu kriterlerin hepsini nasıl sağlayacağım?” diyor olabilirsin. Merak etme, tüm sorularının cevabı bizde! Öncelikle saç bakımı hakkında tüm soruların için buraya tıklayabilir, merakını en doğru bilgilerle giderebilirsin. Ardından Dr. Savon ailesi ile tanışmanın vakti gelmiş demektir!

Dr. Savon ürün ailesi

Saç bakımına yeni adım atmış veya tüm doğruları yeniden öğrenmiş birisi olarak sana biraz kendimizden bahsetmek istiyoruz. Biz kimiz, anlayışımız ve bakış açımız nedir anlatmak istiyoruz. 

Biz Dr. Savon ailesi olarak saç bakımında kalıplaşan yargıları ve algıları yıkmak adına, kişiye özel formüllerle bakım ürünlerimizi hazırlıyoruz. Bu güzel atılımı yaparken içeriğimizin tamamen temiz olmasına dikkat ediyoruz. Bu koca ama bir o kadar da biricik dünyamızda tüm canlılarla uyum içinde yaşamamız gerektiğini vurgulamak için doğayı ve hayvan haklarını gözetiyoruz. Hayvanlar üzerinde hiçbir deney yapmıyor, hatta bu konuda PETA’dan onay alıyoruz. Bize göre saç bakımı kişisel ihtiyaçları karşılamanın yanında bireye kendini son derece özel hissettirmeli. Bu yüzden bu özel ve kişisel bakıma “Merhaba!” demek için Dr. Savon’un web sitesinde yer alan ‘kişisel saç testi’ni tamamlayarak arzuladığın o ‘eşsiz’ bakıma kolayca adım atabilirsin. Peki şimdi sana bu eşsiz bakımı sunacak olan ürünlerle tanışmaya ne dersin?

Saç hedeflerine ulaşmak imkânsız değil: Dr. Savon ürün ailesiyle tanış!

  • Şampuan

Kişisel saç testinin sonuçlarına göre kişiselleştirilmiş bir formülle saç bakımının temeli olan Şampuan’ı sana özel olarak hazırlıyoruz. Bu sayede saç bakımının başlangıcı olan temizlik, senin için son derece güzel bir deneyim haline geliyor. Şampuan, saçını ve saç derini korurken tüm ihtiyaçlarına da benzersiz yöntemlerle cevap veriyor.

  • Saç Kremi

Dr. Savon Şampuan’ın en yakın arkadaşı olan Saç Kremi de tabii ki sana özel olarak üretiliyor. Şampuanla beraber adım attığın bu eşsiz temizlik deneyimini saç kremi ile desteklemen, saç bakımını pekiştirmen için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Uyarıyoruz; bu mükemmel yumuşaklık bağımlılık yaratabilir!

  • Saç Bakım Yağı

Saç derisi problemlerinin kilit noktası olan nemlilik, temizlikten sonra dikkat etmemiz gereken noktalardan. Saçın sahip olduğu nem seviyesini dengeleyebilmek oldukça önemli. Ancak hiç endişe etme! Nem dengesini sağlamanın yanında saç problemlerine karşılık veren, kırılmaları ve kopmaları önleyen, saçın uzamasına katkıda bulunan Saç Bakım Yağıile nem yolculuğu son derece kolay!

  • Saç Şekillendirici Krem

İster kıvırcık saçlı ol ister düz. Bizim için fark etmez! Çünkü saç yapın ne olursa olsun, senin ihtiyaçlarına özel olarak hazırlanmış Saç Şekillendirici Krem saçının en güzel halini ortaya çıkartmak için hazırda bekliyor. Şekillendirmeyi kolaylaştıran krem ile sadece birkaç dakikada tarzdan tarza atlayabilir, Dr. Savon’un eşsiz bakımını gün boyu saçlarında taşıyabilirsin.

  • Dökülme Karşıtı Saç Serumu

Yazımızda da bahsettiğimiz üzere saç dökülmesinin birçok nedeni var. Fakat Dr. Savon uzmanları sana, saç dökülmesi için benzersiz bir çözüm sunuyor. Elinden eksik etmeyeceğin Dökülme Karşıtı Saç Serumu; saç tellerini güçlendirir, saç dökülmesini yavaşlatarak kontrol altına alır ve yeni saç tellerinin oluşumunu destekler.

  • Saç Bakım Maskesi

Özel bir bakımın en özel dokunuşu: Dr. Savon Saç Bakım Maskesi! Saçının problemi ne olursa olsun ihtiyaç duyduğu o yoğun bakım için Dr. Savon saç bakım maskesine güvenebilirsin. Saçını uzun süredir ihmal ettiğini, mevsim geçişlerinden etkilendiğini düşünüyorsan maskemizin tam da bu ihtiyaçlar gözetilerek hazırlanmış olduğunu duymak seni mutlu edecektir. Saçlarının canlı ve dolgun bir görünüme kavuşması için ihtiyacın olan yenileme, maske sayesinde hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Saç hedeflerine giden yolda, Türkiye’nin ilk ve tek kişiselleştirilebilir saç bakım markası Dr. Savon ile emin adımlarla ilerleyebilirsin!